sonsuzluk için fiziksellik
Kutsal Kitabın, özellikle beden, dünya, ruhsal armağanlar ve dua olmak üzere çeşitli alanlara bakışı Platonik düşünce ile ilişkisi bazında incelenmeye değerdir. Kutsal Kitabın bedene bakışı Platonik bakıştan oldukça farklıdır. Tanrı kendi fiziksel yaratığını çok iyi diye tanımlamıştır. Fiziksel doğamız, insan olarak bizlerin yapımızın bir parçasıdır. Vücudumuz Tanrı tarafından yaratıldığından zevk alınmak içindir. Solomon'un Şarkısında'ki cinselliğin kutlanmasını ele alın. Tanrı'yı bedenlerimizle onurlandırmak (1 Korintliler 6:20) ve bedenlerimizi Tanrı'ya yaşayan kurbanlar olarak feda etmeye için (Romalılar 12:1-2) çağrıldık. Pavlus burada beden terimini, bir anlamda "günahkâr doğamızı" kastederek bedenden negatif bir anlamda bahsetmesi gibi tüm "benliğe" referans olarak pozitif bir anlamda, kullanmıştır.
Tanrı'nın bedene verdiği büyük önem en iyi fiziksel dirilişle gösterilir. Sonsuza dek fiziksel olacağız. Yüzeysel olarak bakıldığında Platonik olarak görülmeye en yakın bölüm bile gerçekte Platonik düşünceye çok terstir (2 Korintliler 5:1-5).
Biliyoruz ki, içinde yaşadığımız bu dünyasal çadır yıkılırsa, göklerde Tanrı'nın bize sağladığı bir konut, elle yapılmamış ve sonsuza dek kalacak evimiz vardır. Şimdiyse göksel evimizi giyinmeyi özleyerek inliyoruz. Onu giyinirsek çıplak kalmayız. Dünyasal çadırda yaşayan bizler ağır bir yük altında inliyoruz. Asıl istediğimiz soyunmak değil, giyinmektir. Öyle ki ölümlü olan, yaşam tarafından yutulsun. İşte bizi tam bu amaç için hazırlamış ve bize güvence olarak Ruh'u vermiş olan Tanrı'dır.
Bu bölümde Pavlus bu hayattan ve ölümlülüğe mahkûm olan bu bedenden kurtulmayı ne kadar arzuladığını söylemektedir. Dünyasal çadırda yaşayan bizler ağır bir yük altında inliyoruz. Asıl istediğimiz soyunmak değil, giyinmektir. Öyle ki ölümlü olan, yaşam tarafından yutulsun. Pavlus daha az fiziksel olan bir deneyime değil daha iyi bir fiziksel deneyime özlem duymaktadır-hastalık ve çürüme ile bozulmamış olan bir deneyime.
Aslında Pavlus, Kutsal Ruh'un bize bu bedensel dirilişin bir garantisi olarak verildiğini de eklemektedir. Ruhsal olmamaktan veya ruhsallıkla hiçbir ilgisi olmamaktan uzak olarak bedenin Tanrı için o kadar üstün bir önemi vardır ki bizim herzaman fiziksel olacağımızı temin etmek için bize Ruh verilmiştir. Gelecekteki fiziksel hayatımız üzerine aynı güçlü vurguyu, evlat edinilmemizi bedenlerimizin geri kazanılışına eşit tuttuğu Romalılar 8:23'te de yapmıştır. Dolayısıyla tüm dünyevi işlerden kopmanın Hristiyanlıkta hiçbir yeri yoktur.
![]()
giriş
sayfa 01 — materyalistik görüş
sayfa 02 — kutsal kitap görüşü
sayfa 03 — platonik görüş
sayfa 04 — ruhsallığın fiziksel olana üstünlüğü düşüncesi
sayfa 05 — platonik görüşün Hristiyanlığa etkisi
sayfa 06 — platonik düşüncenin sonuçları
sayfa 07 — günümüzde platonik düşünce
sayfa 08 — habersiz plantonistler
sayfa 09 — sonsuzluk için fiziksellik << buradasınız
sayfa 10 — kutsal ve dünyevi ayrımı
sayfa 11 — armağanlar: doğal/doğaüstü ayrımı
sayfa 12 — dua
sayfa 13 — sonuç ve daha fazla kaynak bilgiler

Marsilio Ficino
(143399)
Italian philosopher. Under the patronage of Cosimo de' Medici, Ficino became the most influential exponent of Platonism in Italy in the 15th cent. He translated many of the Greek classics into Latin, among them Plato's dialogues and the writings of Plotinus. Chosen by Cosimo to head a new Platonic academy at Florence, he was important in the development of Renaissance humanism. His chief original work was Theologica Platonica (1482), in which he combined Christian theology and Neoplatonic elements.
Neo-Platonizm
Yunan felsefesinin son devresi (Plotinus belirlemiştir), ilk kilise düşünürlerini büyük ölçüde etkilemiştir, özellikle Origen ve Agustin. Neo-Platonistler The last stage of Greek philosophy (identified with Plotinus), which greatly influenced certain early church thinkers, particularly Origen and Augustine. Neo-Platonists taught that everything emanates (flows) from the transcendent principle of the One and is destined to return to the One through a process of purification.
| Neo-Platonizm
Yunan felsefesinin son devresi (Plotinus belirlemiştir), ilk kilise düşünürlerini büyük ölçüde etkilemiştir, özellikle Origen'i ve Agustin'i. Neo-Platonistler herşeyin yüceltilmiş prensibe sahip Bir'den doğup (akıp), arınma sürecinden geçerek tekrar Bir'e dönmeye mahkum edilmiş olduğu öğrettiler. |